2017-11-11

# çekmeköy # doğadabirgün

Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından:))


İnsan bazen bir gününü yazmak ister, bazen haftalarını bazen aylarını bazense yıllarını, bazende olur olmadık geçmişten güzel günlerini yazmak ister.  Benim aklıma gelen ve yazmak istediğim gün ise, kış mevsiminde kar lapa lapa yağarken okul yoluna doğru yürüdüğüm gündür.   Zaman geçtikçe anılar değerli bir hazineye dönüşüyor, zaman kavramı geçmiş ve gelecek içiçe geçiyor. Zamanı geçirmek, zamanı dondurmak, zamanla yarışmak, zamanı dingin bir şekilde yaşamak için yine doğa'dayım, yine yürüyorum, inceliyorum, dinleniyorum, hayranlık içinde gördüklerimden etkilenip mutlu oluyorum. 
  Biliyorum bu Doğa parkı çok yazdım  çok sıkıldınız ama ne yapayım baksınıza şu güzelliklere sanki Emirgan da lale festivalindeyiz. Şimdiden söz veriyorum Doğa park'ı bundan sonraki süreçte sadece kışın  karlar altında çekip paylaşım yapıp konuyu burada kapatacağım.:)) 
Beni biraz olsun takip edenler, okuyanlarınız bilir, yine değişik işler, güçler peşindeyim. 
Bu sonbahar mevsimini en güzel pastırma yazı tadında geçirdiğimiz günlerde, yoğunum ve güzel insanlarla, yeni arkadaşlıklar ve dostluklarla beraberim. 
Evren'den torpilim var kitabımdan sonra evren inanılmaz mucizelerini hayatımda göstermeye başladı. İnanılmaz güzellikler kapımda, ve her şey bana göz kırpıyor. Tabi bunun nasıl olduğunu soranlara tek cümlem, durmak yok egzersizlere devam, canınızı sıkan konu neyse, size dert olan neyse, yapmak istediğiniz neyse, olmak istediğiniz neyse, yok olmasını istediğiniz neyse, işte oturup mesai harcayıp liste liste yazın kenara . Fakat içinde asla olumsuz geçen bir cümle olmamasına dikkat edin. Örneğin borçlarımı en kısa zamanda ödemek istiyorum cümlesi yanlış bir cümledir,  içinde geçen borçlarım kelimesi olumsuz bir kelimedir, evren bunu aynen size geri gönderir borca devam şeklinde, onun yerine söyleyeceğiniz cümle şöyle olmalıdır. Bundan sonraki süreçte hayatımı bolluk, refah ve zenginlik içinde geçireceğim. Çok zengin ve muhteşem günler geçiriyorum. Muhteşem bir hayata sahibim gibi olumlu  cümleler kurarak listenize odaklanmaya devam.
Bu konuyu kitabı alıp okuyanlar eminim çok daha iyi kavrayacaktır. İnanmayıp kenarından kıyısından gülenlerde, çaktırmadan bu egzersizleri yapıp, evrenin göz kırpışlarını görünce de aman ha sakın tutuşmasınlar:)))
Evren size ne isterseniz karşılığında onu verecektir. Şimdilerde yüklü bir ödeme yapıcam ona yoğunlaştım ona göre egzersiz yaptım. Önüme çıkan ödeme fırsatlarını görünce, veya farklı alternatifler karşıma çıkınca hah diyorum tamam doğru yoldasın Tülin aynen devam:))
Aşağıda  size özel çok güzel lale fotoğraflarını çekip paylaştım. Her biri ayrı bir mucize, ayrı bir güzellik, ayrı bir keyif vericilikle dolu manzaralar.
Doğa beni seviyor, tabiki bende onu, geçenlerde Sakarya'da bir görüşme için fabrika ziyaretinde bulundum, toplantı esnasında''sonbaharı en güzel yaşayan fabrika bu olsa gerek dedim. '' İnanın herkes'in dışarıya bir bakışı vardı, hiç unutamam.  Yüzlerce defa çiğnedikleri bu yeşil alanlar, izledikleri ağaçlar veya fabrikanın o şahane nefis gökyüzü mavisi boyanmış duvarlarını  hiç keşfedememiş olmak, hiç bakmamak hiç görmemek, doğanın nefis tablolarını hiç ama hiç keşfedememek ne acı. 
Doğa ana üstüne düşen vazifeyi en mükemmel şekilde yapıyor. Peki neden biz bu güzelliklere dikkat etmiyoruz, sevmiyoruz, incelemiyoruz. 
Bir çiçek düşünün, büyümek hayata tutunmak, yapraklarını günbegün nazlı bir edayla açmak tohumlarını toprak anaya ve rüzgarların efendisine bırakmak için nasıl da çaba harcıyor, üstelik ne kadar kısa süre yaşayacağı ortadayken.
Hayattan umudumuzu kaybettiğimizde doğa bize en güzel yol gösterici, herkes bir parça olsun çiçekleriyle konuşmayı sever. Ben kocaman ağaçlara sırtımı dayayıp, bazende kollarımı açarak sarılıp nasıl da mutlu oluyorum. Onun bir hediye olduğunu biliyorum hemde gören gözlerim için dünyanın  en güzel hediyesi.
Dünyaya gelen her canlı bir hediyedir.  Her canlı özeldir. 
İster büyük ister küçük olsun nefes alabilen her canlının  yaşama tutunma çabası takdire şayandır. 
Yeni anne adaylarına bakıyorum bazen, kendilerine en güzel hediyenin bahşedildiğini düşünüyorum. 
Ne güzel dir anne olmak, evlat sevgisiyle, torun sevgisiyle, kuzen, yiğen sevgisiyle dolu olmak. 
Sevmek zaten başlıbaşına çok güzel bir şey, karşılık beklemeden, özenerek itinayla, elzemle sevmek.
 Bu aralar Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı'ı okudum. Şimdi de Kar kitabını yeniden okuyorum. 
Kırmızı kitabında, unutulmaya yüz tutmuş resim sanatını, eski hattatları, nakkaşları, osmanlı dönemi padişahlarını, ve o dönemin minyatür işçiliklerini okumak ve o dönemin yaşamını düşünmek güzeldi.  Resim sanatını oldum olası çok severim. Bu kitapla birlikte resim ve  minyatür sanatına olan bakışım daha da bir değişti resmen. 
Kişisel gelişim, satış pazarlama, tatil ve gezi,  butik oteller, yemek , tarih ve psikolojiyle ilgili bir sürü yeni kitaplar  okuyorum şu aralar, hepsi de biribirinden ilginç ve özeller,  ayrıca çok özgün ilham verici izlediğim filmlerim de var, hepsi yeni yayında yeni paylaşımlarda kalbinize ulaşıyor olacak. 
Güzel sonbaharlarınız, güzel, uzun yürüyüşleriniz ve bol enerjileriniz olsun.
Sevgiler herkese.
































Yorum Gönder

Rüzgarlar ve Işıklar Şehri Bakü… Yoldayız-1.GÜN BAKÜ

Selam, aybalam dostlar ; Azerbaycan tatilimizi ve gezi izlenimlerimizi yazdığım bu yayınımıza hoşgeldiniz:) Paldır küldür karar ver...

Günün Resmi

Günün Resmi
Amerika Hayalim