2017-09-26

# güzelkadınlar # hollywoodsineması

Sinemanın siyah beyaz güzelleri:))



Güzel dostlarım yeniden merhaba:)
İster Hollywood sineması, ister İran sineması, isterse, Amerikan, veya Türk sineması olsun, oynayan tüm kadınların gizli bir çekiciliği, gizli bir güzelliği, gizli bir hüznü var. Amerikan filmlerinde modern, güzel havalı, rahat tavırlarıyla dikkat çeken bu yıldızları her zaman çok sevmişimdir. Kılık kıyafetleri, oyunculuk değerleri, sanata bakışları hep farklıdır. Oynamak için değil, o anı size yaşatmak için oynarlar sanki, öyle öften püften de değil hani, rolün hakkını vererek, kendilerini bu iş uğruna eğiterek, ne bütçeden kısma, ne oyunculuktan geri durma, bir şeyi koydular mı kafalarına tümü  cevap net:))) olacaktır o kadar:)

İran filmlerinde ki kadınlara gelecek olursak, hiçte öyle işler kapalı kapılar adında görüldüğü gibi değildir. Duygu vardır, hüzün vardır, aşk vardır, sosyal içerikli mesajlar vardır. Bastırılmış, kıstırılmış, sindirilmiş duygular diplerden çok yükseğe,  oldukça yükseğe, bazen beyin frekanslarımızın , beyin tomurcuklarımızın bile algılayamacağı kadar yükseklere çıkmaktadır.

İngiliz ve Fransız  sinemasında, sanat, müzik, aşk iç içe geçmiştir, her şeyden önce şehirler, mimari zerafet, sanatsal dokunuşlar , modanın kalbi  filmin başrol oyuncularından  çoktan rol çalmıştır bile. 
Bu yüzden, 1930'lar, 1940 dönemleri benim en çok sevdiğim en çok merak ettiğim en çok beğenip  yaşamak istediğim yıllar olsa gerek. 

Bizim Türk sinemamızdan ise ne  afetler, ne dilberler, ne güzel hatunlar geçmiştir öyle, gözlerinin ahulu süzmeleriyle, kaş ve kirpik güzellikleriyle, dalgalı, bombeli, saçlarıyla vakur ama gururlu duruşlarıyla güzeller güzelden de öte...

Moda her daim eskiden beslenip durdukça, hep gerilere bir adım gittikçe, insan bu kadınları yeniden daha çok sevip, yeniden daha çok beğenip, yeniden hayran ötesi bir güzellikle izlemek istiyor yaşam tarzlarındaki incelikleri..

Her dönem ilham aldığımız, bazen bir şapkayla, bazen  dar paça bir pantolonla , bazen mini bez bir çantayla, bazen kısa bir saç kesimiyle bizlerde onları yaşatmak istiyoruz galiba evrende büyük,  kendi dünyamızda  küçük hayatlarımızda:)

Fularsız veya mini eşarpsız sokağa çıkmamak, instagram'da giyim tarzlarımızda  pin up girls kız havasında  takılmak, kedi gözlüklerle selfie'yi canı çıkana kadar bayıtmak, uzun siyah beyaz eldiven takmak, eski model mayolar giymek, eski model çantalar edinmek, özel gecelerde, ve matemlerde  siyah tüllü şapkalar takmak, kalem eteklerden, military giyimlerden vazgeçmemek, yaz gelince kısa kapri pantolonlar giymek, her renk, her modelden düz babetleri başımızın tacı etmek..siyah ve beyaz moda kalitesinden  hiç vazgeçmemek hep bu sebepten, hep bu sevdiğimiz yıldızların izini sürme isteğimizden olsa gerek..

Günümüzün modası diye  dar paça pantolon giyiyoruz, belki rahatlığından belki kendimize bu şekil yakıştırdığımızdan, ama bence zarif bir kadın her daim etek giymeli, ister uzun ister kısa, eteğinizi  güzel modern kıyafetlerle harmanladığınızda ortaya çok güzel şeyler çıkabiliyor, uzun siyah etek, siyah bağcıklı sandalet, üstten göbeği hafif açık kısa kol siyah bluz, siyah tüy küpe, çapraz veya siyah sırt çantası, rengarenk saçlar, veya size uygun saçlarla  bambaşka bir  kadın olmanız garanti gibime geliyor bana:))
Ayrıca herkes gibi giyinmek, herkes gibi takıp takıştırmak, herkesleşmeye ne gerek var, biraz özel, biraz kendine has biraz farklı, biraz marjin olmak herkesin hakkı...
Renklerin uyumundan tabiki de asla vazgeçmemeli, ister giyim ister dekorasyon modası olsun, salonda duran, eski antika vazolar, boy boy kaktüsler,  kahvaltı sofrasında kullanılan renk renk, çeşit çeşit kullanılan Türkiye, İran, Belgrad, Azeri, Tunus  modeli tabaklar, yatak odasında kullanılan pembe morlu fuşyalı nevresim takımları, ve giysi dolabınızdaki, Zara markalı  siyah ceket etek  kombinleri,  Adil Işık marka kurumsallaşmış sadeleşmiş, minimalleşmiş kıyafet ve  gece elbiselerindeki detaylar, Elle ve Forever marka topuklu sandaletlerin kime ne zararı var:)) zannederim ki hiç kimseye, en azından bana yok, her gün alsam  yine de doymam, bugün bile iki parça kıyafet, ve seramik ürünleriyle eve dönüp,  pasta tatlı ikramlarım için pembe fuşya  tabaklarım mutfaktaki rafta,  kıyafetler ise dolapta yerini almış bulunmakta.  Gelgelim ki iş tatile ve özel bir yerlere gitmeye gelince yine ben ne giyeceğim telaşım da durur köşelerde bir yerlerde ne hikmetse:)))

Aşağıda fotoğraflarını paylaştığım siyah beyaz aktrisler, bu dönemlere damgalarını vurabilmek için eminim çok çalışmışlar, sanatın ve doğanın, ünlü insanların, gücünden çokca faydalanmışlardır. 
Yani demem o ki hiç bir başarı öyle kendiğilinden gelmez, plajda verilen bir poz için kim bilir  kaç saat ayakta kalınmış, kaç saat efor sarfedilmiş, aynı sahne aynı replik aynı konuşmanın tekrarı yapılmıştır da bu sebeple şimdi severek, özenerek baktığımız, kimi zamanda evlerimize tablo olarak astığımız bu güzel kadrajlar çıkmıştır ortaya..
Şu bir gerçek ki Avrupa sinemasında olan insanlar bu işe emek veriyor, çok ama çok çalışıyorlar, rollerinin hakkını vermek, oynadıkları role bürünmek için gece gündüz çalışıyorlar. Tabi bizlere de bu güzel sahneleri izlemek ve onları incelemek düşüyor. 
Atlamak, zıplamak, zayıflamak, karaktere bürünmek, yüz oyunculuğu yapmak, duygusal moda girmek, roldeki  kişinin duygularıyla yaşamak, onlaşmak gerekirse kendi kimliğinden sıyrılıp bambaşka bir kişi olmak,   hepsi de çok büyük emek isteyen mesai gerektiren işler..

Aylarca hapishanede, deli hastanelerinde, farklı insan tiplemeriyle yaşayan oyuncular var..Kendi benliği, kendi karakteri, kendi yaşam tarzı üzerinde kontrol sahibi olan ünlü oyuncular. Film çekimi ise kendilerine yabancılar oyuncular.

Bir film izlediğinizde, güzel bir kadın gördüğünüzde, giyim tarzından ilham aldığınızda tüm gözleriniz ona çevrilir. Bu yüzdendir belki de tüm kadınlar birbiri için giyinmekte, birbirini incelemekte, birbirlerinden ilham almakta..
Böyle bir kadın, bahsettiğimiz bu kadın, kendini sevdiği zaman, özgüveni ve güzelliğiyle dikkat çeker, ışıl ışıl parlar, göz kamaştırır, resmen özgüven patlaması yaşar, attığı kahkahada sesinin billurlaştığını, çok daha güzel olduğunu görür, attığı adımlarda, konuştuğu ortamda yerini, sesini, kontrolünü, onayını belirler.
Kadın dediğiniz böyle bir şey işte , alımlı kadın, bakımlı kadın, varolan kadın, yaşayan ve yaşatan kadın.

Kadınlar, duymaz, görmez, hissetmez demeyin, kadınlar her şeyin farkında olan, herşeyi irdeleyen, her şeyin hesabını yapan, kendini özelleştiren, özleştiren, sevdiği kadar sevilmeyi de isteyen, dört duvar arasında değil, süper star aktristler gibi yaşamak isteyen, onlar gibi sahne ışıklarında yerlerin almak isteyen, hayran olan, hayran olunmak isteyen, hesapsız, çıkarsız veren veren veren, sevgiyi de hoşgörüyü de bağrında can gibi taşıyan, hangi kimlikte olursa olsun kadın, varolmanın dayanılmaz hafifliğinde, sizin elinizde, avucunuzda, kalbinizde kara  elmas olmayı, sonrasında hem parlamayı, hem parlatmayı çok ama çok isteyen bir mahlukattır. 
Sevgiler. Azerbaycan -Bakü 2017 







 









 






















































 












































Yorum Gönder

Rüzgarlar ve Işıklar Şehri Bakü… Yoldayız-1.GÜN BAKÜ

Selam, aybalam dostlar ; Azerbaycan tatilimizi ve gezi izlenimlerimizi yazdığım bu yayınımıza hoşgeldiniz:) Paldır küldür karar ver...

Günün Resmi

Günün Resmi
Amerika Hayalim