2017-08-27

# bayramtatili # dibek kahvesi

Pierre (Piyer) Loti'nin İstanbul Sevgisi (1850-1923)




Herkese merhabalar,  güzel güneşli bir günden, seslenmek istiyorum bugün sizlere;

Pierre Loti tepesine, yıllar önce kız kardeşlerimle  yolumuz düşmüş ve bayağı macera dolu bir gün geçirmiştik.  Bu bayram'da yeniden gidebiliriz düşüncesiyle hemen aklıma Pierre Loti'nin hikayesini sizlerle paylaşmak geçti. Ben teleferik yapılmadan çok daha önce  önce gitmiştim tabi  buraya. Ortamının çok hoşuma gitmesi nedeniyle,   bir kaç kez daha  gittim bu güzel mekana ev sahipliği yapan tepeye.  O gün insanların yaya olarak yürüdüğü  daracık yoldan, arabamla gerisin geriye  çok zorlanarak mezarların arasından  çıkmak zorunda  kalmış,  insanların tuhaf bakışları arasından fren debriyaj, debriyaj fren durumunda soluğu yukarıda almıştım.   Aşağıdaki yoldan yukarı doğru yürüyenler ne demek istediğimi şıp diye anlayacaklardır eminim.  Herkesin sevdiği ve tanıdığı, yazılarına ve edebi hayatına aşina olduğu, İstanbul aşığı, Pierre Loti'yi biraz inceleyip, biraz araştırma sonrasında, doğuyla  ve batıyı bir araya getirmek isteyen bu naif, kırılgan, duygusal yaratıcı adamı inanın ben çok sevdim.   Loti gününün  büyük bir çoğunluğunu burada geçirmekten keyif alarak , Haliç'in  manzarası eşliğinde kim bilir ne hayaller kurmuştur.  Sizlerde eğer üşenmeyip bir gününüzü buraya ayırıp giderseniz, gerçekten çok büyük bir keyif alacaksınız buna eminim.    Tepeye çıktığınızda, Haliç'in manzarası  öyle güzedir ki, püfür püfür esen rüzgara karşı, saatlerce oturup, çayınızı  kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Zira içeri girdiğinizde başka bir dünya ile karşılaşacaksınız, içeride zaman dışarıya göre daha da yavaş akmakta,  duvarlarda  göreceğiniz  eski dönemlere ait yazılar, özlü sözler, resimler, şiirler, sizi geçmişin karanlık dehlizlerinde dolaştırmak için yeterde artar bile. Eyüp sırtındaki Pierre Loti Kahvesi, bütün Haliç’in tepeden görülebildiği, doğal ve sakin bir mekana ev sahipliği yapmasından ötürü herkes tarafından çok sevilip benimsenmiş bir hali var, sanki kendi evinize gidermiş gibi hissediyorsunuz.  Eyüp, sizlerin de bildiği üzre,  dini mekanları, mezarlıkları, doğal güzellikleriyle önemli ve eski bir yerleşim bölgesi konumunda. Eyüp’ten Eminönü’ne kadar tüm Haliç’in tepeden görülebildiği Pierre Loti Kahvesi, yerli ve yabancı turistlerin oldukça ilgi gösterdiği bir yer.  Osmanlı kültürüne ve yaşayış biçimine hayranlık duyan yazar Pierre Loti, İstanbul’da bulunduğu dönemlerde bu kahveye sürekli gelir, özellikle nargileye meraklı olduğundan ,burada saatlerce oturur, insanlarla derin konularda sohbetler  ederlermiş. Ünlü Fransız romancı nın gerçek adı Louis Marie Julien Viaud olan, aynı zamanda bir deniz subayı olan  Pierre'nin ,   1867 yılındaki Okyanusya seferi sırasında, Büyük Okyanus’ta yetişen bir çiçeğin adı olan Loti takma adını almış, mesleği sayesinde Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkelerini, kültürlerini görme fırsatı bulmuş ve yazdığı anı ve romanlarda bu seyahatlerinde edindiği bilgilerden çok faydalanmış. Denizcilik öğreniminin ardından 1881’de yüzbaşı, 1906 yılında da albay rütbesini alıp, İstanbul’u da ziyaret eden Loti, bu şehirden ve Osmanlı kültüründen çok etkilendiği için ve  defalarca buraya gelerek uzun süre burada yaşamıştır. Türklere olan hayranlığı bir taraftan sevilirken, bir taraftan da kendisinin bir ajan olduğundan dem vurulmuştur. Bana kalsa ülkemizin etnik, doğal etnografyasından belli ki çok etkilenip bunu romanlarına bile taşıyarak bir nevi iyi niyet elçisi olmuştur. 

İstanbul’a ikinci gelişinde (1879) o zamanın Osmanlı Dönemi Türkiyesi’ni anlattığı “Aziyadé” adlı romanına adını veren kadınla tanışan  Loti, bu romanla birçok eleştirmenden olumlu not almış ve geniş bir kitle tarafından tanınmış olmuştur.  Daha sonra roman yazmaya devam edip  ve birçok önemli yapıta imzasını atmıştır.  Gözlem yönü kuvvetli olan Pierre Loti, yazılarında oldukça yalın bir dil kullanıp ve aşk, ölüm, umutsuzluk gibi öğelere fazlaca yer vermiştir. 

Kendisinin de çok sevdiği, ve 19. yüzyılda İstanbul'a gelen hemen bütün yabancıların ve seyyahların da uğrak yeri olan Pierre Loti'nin etrafında birçok tarihî yapı bulunmaktadır. 1813 yılında tarihlenen, iki kitabeli ahşap Kaşgari Tekkesi bunlardan biridir. Yine tesisin girişindeki üç yol ağzında, önünde Farsça yazılmış beyaz yuvarlak bir mezar taşı bulunan yapı da, Çolak Hasan Tekkesi'dir. Tekke'nin sırasındaki tarihi bina ise bir Sıbyan Mektebi'dir. Osmanlı tarihi yazarı da olan İdris-i Bitlisi tarafından yaptırılan Mekteb'in hemen önünde ve tesis alanının içinde ise, 1589 yılında vefat eden "İskender Dede" ismindeki bir Mevlevi'nin kabri bulunmaktadır. İskender Dede'nin ön tarafındaki üç kuyudan biri ise, meşhur Dilek (veya niyet) Kuyusu'dur. Bu kuyuyla ilgili Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde; "Kuyuya bakanların gönüllerinden geçirdikleri isteklerini kuyunun içinde gördüklerini" yazar. Kabrin üst tarafında ise Saray "Atçıbaşısı (Mirahur-Tuğ General) Ali Ağa ve Ailesinin kabirleri bulunmaktadır. Ayrıca Bizans döneminde inşa edildiği sanılan, Osmanlı döneminde de kullanılan "Sarnıç", Tesisin orta yerinde varlığını korumaktadır. Hafta içi öğlen saatleri dışında, oldukça kalabalık olan Pierre Loti Kahvesi’ne turistlerin yanı sıra İstanbullular da ilgi gösteriyor.Kahvenin arkasında kalan bölümde ise inşaatı bitmiş ve faaliyete geçmesi beklenen , eski İstanbul evleri şeklindeki apart motel evleri, restoran ve kafeden oluşan bir kompleks bulunuyor. Divanyolu’ndaki caddeyle birlikte buraya da Pierre Loti’nin adı verilmiş. Günümüzde bu tepe ve üzerine kurulu kahve, geçen onca zamanın değiştirdiği Haliç manzarası ve çevrenin kalabalıklaşması dışında hala dingin ve huzurlu bir görüntüyle ziyarete gelen herkesi kendi içine, geçmişten gelen eski Osmanlının izlerine taşımayı biliyor. Sevgiyle kalın dostlarım, edebiyatla, bol yazıyla, eski tarihin, eski nakkaşların selamlarıyla:)


Pierre Loti 

Pierre Loti Manzara




Eskilerden bir fotograf, insanların giyim tarzlarına bakar mısınız lütfen?
Herkes pek bir naif, şapkalar o güzel ortam gerçekten şahane













Pierre LOTİ








Pierre Loti Tepesi’ne Nasıl Gidilir?

Haliç köprüsünün Eyüp tarafındaki girişinden yolu takip edip, Eyüp Sultan Camiitarafında yol boyunca dikili “Pierre Loti Tepesi” tabelaları ile buraya ulaşabilirsiniz. Dar sokakları takip edip varacağınız yolun sonunda onarılmış Osmanlı konaklarının (Konaklar, otel ve restoran olarak hizmet veriyor) ve mezarlığın arasından “Pierre’in kahvesi”ne ulaşabilirsiniz. Aracınızla gitmeyi düşünürseniz ispark’a ait ücretli park yerleri bulunuyor.
Pierre Loti tepesine eğer aracınız olmadan gelir ve kahvesinde bir çay yudumlamak isterseniz, Eyüp Sultan Camii’ne kadar gidip buradan ister yürüyerek, isterseniz de teleferik ile kısa manzaralı bir seyahat yaparak ulaşabilirsiniz.

Yorum Gönder

Rüzgarlar ve Işıklar Şehri Bakü… Yoldayız-1.GÜN BAKÜ

Selam, aybalam dostlar ; Azerbaycan tatilimizi ve gezi izlenimlerimizi yazdığım bu yayınımıza hoşgeldiniz:) Paldır küldür karar ver...

Günün Resmi

Günün Resmi
Amerika Hayalim