18.08.2017

# doğalyaşam # evdehaftasonu

Haftasonu bizim evde durum:)


Herkese merhaba;
Haftasonu bizim evde durumlar nedir? neler yapıyoruz? evde hayat nasıl geçiyor? bazen çok sıkıcı olabiliyorken, bazen inanılmaz keyifli geçen ev hayatımızı, gündelik yaşantımızı  paylaştım bu yazımda sizlerle:)
T-shırt tasarımları yapmayı seven biri olarak, her daim yeni şeylerle beslenmem, yeni şeyler icat etmem, yeni yapılan çalışmaları takip etmem gerekiyor. Bende bu sebeple, internet'ten görüp beğendiğim bazı tasarımcıların çalışmalarından ilham alarak, onların  tarzında hafta sonu evde oturup çalışmalar yapıyorum. Evde dağınık bir ortamda, kafamda iyice karışmış bir durumdayken,  çizdiğim bu çalışmalar her şeye ilham olabilecek ve her objeye yakışacak şekilde kullanılabilir. Bu bazen t-shırt bazen  çanta olabilir, elbise, makyaj çantası ve aklınıza gelecebilecek promosyon malzemelerinin hepsi kafamın içinde, bazıları taslak şeklinde masamın,  üzerinde duruyor. Bazılarını da burada blogumda yer vermeye çalışıyorum. Kafamın içindekileri ortaya çıkarmak, ve bana gerekenleri de ayrıca klasörlemem gerekiyor. Beyin tabi bu haliyle yorulunca bom! diye duruveriyor:))) Özellikle kolaj olarak hazırladığım koleksiyonların çok renkli, çok farklı ve marjinal olması hoşuma gidiyor. İçimdeki hayvan sevgisini anlatan ve kedim pıtırın ölümünden sonra daha çok hayvanlara yönelik onlar için de bir şeyler yapma isteğimden dolayı, kedi, köpek ve atları   anlatan t-shayrıca tasarlamak  istiyorum. İnternet ve pinterest bu konuda ilham almam için çok güzel bir kaynak, valla kullanın kullanabildiğiniz kadar:)
Şimdilik sizlere sunabileceğim şey,  hafta sonumu anlatan, ev ortamında çalışma masamın kafam kadar olmasa da size yansıyan  organze dağınıklıdır. Kimi zaman  kendimi çizmeye, yazmaya, karalamaya, okumaya,  kimi zaman da bir çok dergi ve kağıtlardan kestiğim özel kağıt ve görselleri, yağlı boya tekniği kullanarak kolaj yapmaya veriyorum.  Kendi içimden o an ne geçiyor, ne fışkırıyor ne hissedip ne yaşıyorsam yaptıklarımın  bir sanat eserine dönüşmesine  çabalamam boşuna değildir umarım:(  Çalışma masam gördüğünüz üzre çok fazla dağınık olabiliyor bazen, her şey orda gözümün önünde dursun istiyorum. Yazacağım notlar, resimler, sözler, yeni birşey, her şey orada yanımda baş ucumda dursun ki devamlı görüp ilham alıp anında bir projeye ev sahipliği yapabilsinler. Tabi bu masada olmazsa olmaz bir şey mutlaka sabah içilen türk kahvem, her nerde olursam olayım, yanlız veya dostlarla içilen kahve bence paha biçilemez. 
Böylesi sanatsal işlerle uğraşırken, öte yandan iş kıyafetleriyle alakalı firmalara tanıtıcı mailler, iş bitirici mailler, ürün bilgileri, ürün detayları, randevu çalışmaları hazırlamakla meşgul oluyorum.   Bu konuya  bir hayli kafa patlatmış durumdayım, iş kıyafetleri, iş ekipmanları, alevalmaz ve elektriğe dayanıklı ürünler, kkd grubu ve fabrikalar için özel üretim  ayakkabı  sevkiyatı yapma işleri, beni en çok mutlu eden motive eden şeyler arasında. 
Çalışmayı çalışırken seven biriyim galiba:))
Haftasonu geldiğinde, güne kahvaltısız başlamıyoruz Tatowla.  Diyet yaptığımdan dolayı, mutlaka 1 adet haşlanmış yumurta yemeğe özen gösteriyorum. Meyveyi bile sabah yiyorum bu şekilde doğru şeylerin olacağına inancım tam.  Maydonozlu ve dereotlu, bol peynir karışımlı kahvaltılara bayılıyorum. Balkonda, terasda veya açık havada, bahçeli bol yeşilli, bol verandalı, bol oksijenli, mümkünse deniz kenarı  yerlerde kahvaltı yapmanın keyfi  hiç birşeye değişilmez. 
 Dediğim gibi , güne kahvaltıyla başlıyoruz. Gün içi mutlaka kahve içiyoruz, yoksa  hiçbir şekilde çalışamıyorum, yazamıyorum. Kahve beni dinç tutuyor, zayıflamama yardımcı oluyor, metabolizmamı çalıştırıyor.  
 Farkında olmadan o kadar çok kalorili yiyecekler tüketiyoruz ki inanın bu kötülüğü vücumuz haketmiyor, fazladan bir ekmek, fazladan yenilen abur cubur, ekmeğe sürülen reçel, nutella tarzı şeyler sizi daha fazla yemeğe daha fazla kalorili şeylere yönlendiriyor. Hafta içi yeni bir kanal keşfettim şahane şeyler yayınlıyorlar, aile, çocuk, ilişkiler, pasta yapımı cücelerin yaşantısı hele bir program var bayılıyorum ona,  rolapların çiftliği, (küçük insanlar, büyük dünya)  pasta yapımı ve gece eşimle büyük bir zevkle izlediğimiz ağır yaşamlar, son şans kliniği  fırsat bulursanız bence izleyin derim, çok keyifli, her zaman eğitici, öğretici, yapıcı, insanlarla yaptıkları röportajlar çok dikkat çekici, herkesin olumlu yaşam önerileri doğrultusunda, hayatlarını düzene sokması, ve  mükemmel  sonuçlar alması,  kanalın adı TLC, mutlaka görmüşsünüzdür.
Başka bir işte çalışma fikri artık kafamdan tamamen çıkmış durumda, biraz daha kendi işlerime hız verip sonuçlarını görüp, o şekilde planlarım doğrultusunda devam edeceğim iş hayatıma. Hazır bu kadar ilerlemişken, bir sürü müşteri portföyü biriktirmişken yoluma devam etmeliyim, sabırla, emekle, alınteriyle.
Evde zaman çok yavaş akıyor, günün erken saatleri yani kahve saatleri, iş planı, yazılarımı yazmak, blog için araştırmalar yapmak , yeni arkadaşların çok sevdiğim yazılarını okumak, faydalı videolar izlemek,  dışarı çıkıp market alışverişi yapmak, ortalığı derleyip toparlamak, uzun telefon görüşmeleri yapmak, yeni ürünler hakkında incelemeler yapmak, makyaj yapmak:)) akşam olunca düzenli ve sağlıklı yemek yemenin ardından mutlaka iyi bir film izleyip kendime ders çıkarmak, bir taraftan kitabımı okumak, eşimle kahve içmeye kaçmak, teras da uzun sohbetler yapmak, yürüyüşe çıkmak, bana hep iyi gelen şeyler, terapi alanımı kendim oluşturuyorum, çok hareketli gibi görünmese de elimden geldiğince hayatımı renklendirmeye, iş hayatımdan  ödün verip arkadaşlarımla zaman geçirmeye çalışıyorum.  Dışarı çıktığımda mutlaka yeni bir şeyle, yeni bir fikirle eve dönmek beni yenileyen en iyi şey diyebilirim.  15-20 senedir araç kullanmama rağmen geçen gün bir kızın motor kullandığını gördüm çok hoşuma gitti, dedim ki neden olmasın, 2-3 saatlik bir ders sonrasında neden motor kullanmayayım ki? takarım kafama kaskımı, giyerim montumu, ve giderim rüzgarın beni götürdüğü yerlere doğru:)
 Gerçekten bunu ciddi olarak düşüneceğim, bir gelişme olursa mutlaka yazarım sizlere zaten:))

Ev yaşantısından devam etmek gerekirse, büyük evleri şekillendirmek, derlemek toparlamak daha kolay, fakat eviniz benimkisi gibi küçükse biraz uğraşmanız gerekebilir. Çoğu gereksiz, eşyaları kolileyip  kaldırıp, dar alanlarda kullanım alanları  açınca tabi biraz daha işimiz evde kolaylaştı gibi. Kullanmadığımız işimize yaramayan tüm kıyafetlerimizi ihtiyacı olan kişilere verdik. İlgimi çekmeyen benimle alakası olmayan kitapları kitap takas evlerinden değiştirip yerine bir çok yeni kitaplar aldım. Fazla olan dergi ve ıvır zıvırı kolileyip kaldırdım. Evdeki halıları, yıkayıp kaldırıp, yerine günlük daha rahat temizleyebileceğim yeni halılar aldım.  Hatta herkes bu halılara bayıldı diyebilirim. Tv ünitesinin kırılan kapaklarını atıp alt kısma sevdiğim kitapları koydum. Çiçekleri çok sevdiğim için yeni bir çiçek düzenleme alanı oluşturdum. Orkide, kaktüs, sulukent, mandalina ağacıma yeni yerler açıp, kaktüslerime beyaz saksılar aldım. Şu ara en çok istediğim çiçekler şöyle; nar ağacı, zakkum ağacı, bonsai çiçeği alıp bakımını yapmak. 
Kedim  Pıtır için yeni bir çam ağacı diktim onun da bakımını severek yapıyorum. 
Ayrıca tatow'un özel çiçekleri var ve bu çiçeklerin domates ve biberlerini  sabah  kahvaltı sofrasında yemek de çok keyifli. Umarım ilerde bahçeli bir evimiz olur da, bahçesinde kediler, köpekler, tavuklar, minik bir kuzu,  hamak, mangal köşesi, havuza giren güzel çocuklar, ve en sevdiğim dostlarımı ağırladığım lezzetli yemek masalarım  olur.
 Aslında bunlar hiç de zor değil, biraz bu konuda yoğunlaşmak, arsaları takip etmek, ev planlarını yada size uygun bir ev  planını hayata geçirmek çok da zor olmasa gerek, umarım bu hayallerime günün birinde yaklaşırım diye düşünüyorum.  
Bu yazı sonrasında sizlere, efes yazımın devamı niteliğinde, şirince de geçirdiğim bir günü yazacağım, daha sonrasında ise, çok merak ettiğim Taç Mahal hakkında yaptığım araştırmalar sonrasında sizi yine güzel bir yazı bekliyor, yakın zamanda Ikea maceram oldu, yeni aldığım şeyler,  onu da ayrıca anlatırım  belki, birde sizlerden gelen istekler doğrultusunda, yeni kozmetik ürünler, saç bakımı için aldığım şampuanların sonucunu  paylaşmak istiyorum. Bugüne kadar ne dehşet şeyler kullanmışım öyle ki bu doğal ürünlerin inanın bana çok faydaları oldu. Şimdiden insanlara tavsiye eder oldum. Kullandığım ürünler içindeki papatya ve diğer bitkisel ürünler saçımı yumuşatmakla kalmadı,  aynı zaman da çok güzel kokmasını da sağladı.  Saçımla ilgili  neler aldım, nasıl kullandım? Yeni keşfettiğim  japon firmasından aldığım saç, makyaj kozmetik ürünleri neler?  Saçıma nasıl bakım yaptım?   Hepsini sonra daha sırayla paylaşacağım  sizlerle. 
Sevgiyle dostlar, merak ve heyecanla kalın, iyi bakın kendinize, sevgilerimzaten sizden yana:)
















Birgülüm:










Eski evimizden bir kare, kolajlara merak sardığım dönem bu dönem:))




Yorum Gönder

Brad Pitt I LOVE YOU

Selamlar herkese:) Film serisi maceramız  kaldığımız yerden hızlı bir şekilde devam ediyor. Çok yoğun iş hayatı eve gelip koltukta ...

Günün Resmi

Günün Resmi
Amerikada Yaşamak