2017-06-30

# anıtur # gezelimgörelim

Ben Tatile Gidince:)


''Bilmediğin bir yere gitmek,
 bilmediğin bir yönünü keşfetmektir.''
Martin Buber 

Tatile çıkma, uzaklara gitmek isteği, o her gün yüzünü gördüğünüz insanlardan, monoton yaşamdan, her gün tekrarlanan yaşamdan, artık kendiniz için zaman ayıramadığınız büyülü devasa hayatınızdan  kaçma isteği,  herkesin yapmak istediği bir şey değil midir? Ben böyle bir deliyim işte canım isterse kaçarım ve hiç bir allahın kulu tutamaz beni, dostlarımda bilir ailem de bilir canım kocacım çok daha iyi bilir, benim vaktim gelmişse dünya gelse durduramaz binerim ben o tatil gemisine:)
Fakat tatil demek, dert demek, karmaşa demek, araştırma demek, en iyisi demek, yok o yok bu derken nereye gitmeli? bütçe ne olmalı?  arabayla mı? otobüsle mi? gitmeli evde  her şey varken hayda yeniden havlu , terlik, yok efendim mayo bikini derken astarı yüzünü geçen tatil bizi bir taraftan boğarken bir taraftan da zevkten dört köşe haline getirmez mi? bir de şöyle bir durum var hazır tatil alışverişine çıkmışken vurun kartınızın dibine, ne olacak benden değerli mi diyor insan sonunu düşünmeden çatır çatır harcadığı bu paraların sonra kendisine ateşler hafakanlar basacağını fark etmeden.
 Alışveriş çılgınlığını çok ama çok severim, ama hakkaniyetli olacaksa, aldığım şey, gerçekten ihtiyacımsa, gerçekten sevdimse, uzun soluklu işime yarayacaksa yoksa salla gitsin. Evimde bir köşede duracağına sevimli yavrucak vitrininde ikamet etmeye , renkli vitrin dünyasında yaşamaya devam edebilir. 

Türkiye'nin tamamını gezmiş biri olarak, eğer bir yere gideceksem ve bu beni heyecanlandıran, hiç görmediğimiz farklı bir tatil olacaksa,  bu mutlaka Bakü'ye kardeşimin yanına, gitme isteğimdir. Uçak paralarını devasa olduğu bu dönemde, bir daha ki bir daha ki ay diye diye ertelediğimiz bu  tatile umarım en kısa zamanda gitme şansı elde ederiz. Tüm dünyayı gezmek istiyorum. Fakat , Türkiyede de çok sevdiğim yerler  var, özellikle el değmemiş bakir yerlerden   çok daha fazla keyif alıyorum.  Özellikle  merak ettiğim birkaç küçük yer var listemde, örneğin, marmara, avşa adası, iğne ada, bursa göl yazı, tirilye, mudanya , gidip görmem gereken güzel yerler, mutlaka bu rutların etrafından geçip durmuşumdur mutlaka sadece birebir gitme şansım olmadı,  
 Kocişle tatile çıkmak da inanılmaz keyifli onun o pimpirik li hali her şeyi ama her şeyi tüm detayları ile  inceleyen, araştıran,meraklı hali zaten bize artı bonus olarak dönmekte, nerede ne yemek yeriz? ki bu artık et konusunda uzmanlaşıp gurme yolunda ilerleyen  eşimin  bir numaralı favori ilgi alanıdır. Antrikot mu yapılacak, mangal mı var ızgara mı olsun?  yazın bize  tüm detaylar, tüm pişirme teknikleri  emrinize amade :P  Et  nereden? nasıl alınır? hangi parçasından hangi yemek yapılır, tava seçimi, ısı derecesi, pişme derecesi ve sunum derken benim koca kendini kaybeder durur, benim kendime has deliliklerim olduğu gibi adamcağızında kendine has ilgileri var, bir bakmışsın çiftçiliğe soyunmuş, evimizin her yeri bitkiler, bitki suları, ilaçlar, vitaminler , beslenme bakım önerileri derken evimiz amazon ormanlarına dönmüş:))
Bunlar tabi işin şakası yeri ve zamanı gelince eşimin çılgınlarını da ayrı bir sayfada daha detaylı paylaşmak istiyorum sizlerle. Dediğim gibi onunda  hayatın bu ince ayarlarına, ince noktaalrına  olan merakı aradığımız adreste doğru bir panzehir görevi görmekte,
Konumuzu fazla dağıtmadan, tatile çıkma fikri, nerede kalınır eziyeti, alışveriş çılgınlığı derken, dikkat ediyorum da bu bayramda yine evde kalmış, mutfak, salon arası mekik dokuyan çay, kahve kahve çay, olmadı ben bir börek yapayım yok oda olmadı kek yapayım havasında, orta şekerli, naneli limonlu, el öpmeli gönül almalı bir bayram geçiriyoruz hep birlikte, iç ruhumun duvarlarının darlanması mütevellin, çok sevdiği iş den, tam da kariyerinin zirve noktasındayken, sevgili patronu ile kavga dövüş ayrılmış biri olarak, evin en güzel köşesinde hanım hanımcık oturup, kedi misali, kuyruğumu da kısıp haline razıgiller tayfasından ben usul usul sizlere bu bayram ve tatile çıkamadan çıkmayı isteyen modumdan yazıyorum. 
 İnsan ara ara eski resimlerine, eski saçlarına, elbiselerine, bakım ve makyajına , havasına bakmalı, bir ilham geliyor da bütün enerjisi değişiyor,bu sebebten birazda bu yazının çıkış noktası bu konu oldu sanırım. Eskiden gittiğimiz, çok memnun kaldığımız oteller var umarım işinize yarar, bence gezmek insanın kafasına yerleşmişse, mutlaka bir ege turu, tekne turu  bir karadeniz turu, gap turu yapmalı ki biraz olsun neler olup bittiğinin farkına varsın, daha sonrası kendiliğinden gelir zaten, Yurdışı için, herkesin zevki kendine ben en çok alpleri merak ediyorum isveçi mesela, bazıları daha popülarist olan yerleri seviyor, tabi ki müzeleri sanat galerilerini bende çok seviyorum. Ama açık havada  yapılan tatil bana daha cazip daha güzel geliyor, nefes almak, havayı içine çekmek, uzanmak yemyeşil çimenlere, doğadaki hayvanları sevip, parıltılı derelerde ki yakamozlarda kaybolmak inanın çok daha keyifli benim için, yediğiniz bir köy ekmeği, çocuklar, renkler, sesler, tüm doğa ve evren bayram edermişçesine kucaklıyor bu anda sizi.

Bakıyorum da artık  nedense insanlar daha çok kalabalık ve gece eğlence merkezleri olan yerleri tercih ediyor, tabiki de tercih meselesi,örneğin  ben bodrum merkeze gitmektense köylerini gezmeyi yeğlerim. organik pazarlarda kaybolmayı, el işi atölyelerinde insanlarla birarada olmayı, onları izlemeyi, sohbet etmeyi, kendimi ve karşımdaki kişiyi yeniden tanımayı daha çok isterim.

Bir yerlere  gidilecekse mutlaka bir hafta öncesinden hazırlandığımız tatil için  valizimiz  salonun bir köşesinde açık durur, gelip gittikçe veya dışarı çıktıkça neyim eksik neyim fazla böylece daha rahat görebilirim. Mutlaka her kıyafeti kendi içinde ayrı poşete koyarım, örneğin mayolar ayrı bir poşet, gece kıyafetlerim ayrı bir poşet, günlük her giydiğim kıyafet alt üst kombin edilmiş şekilde ayrı bir poşet gibi, böyle yapıyorum çünkü, otele vardığınızda seyahatin de etkisiyle elinize geçen kıyafetleri bir anda karman çorman edebiliyor insan. Bu yöntem işinizi kolaylaştırmakla kalmıyor, belli düzen içinde giyilen kıyafetler elinizin altında hazır bulunuyor, her şey önceden ayarlı olduğundan sebep, sırasıyla şeker kız candy hesabı her güne ayrı bir güzel, büyüleyici ve özel oluyorsunuz.  Ben valizimize önce eşimin eşyalarını yerleştiriyorum. Zaten bildiğininiz üzre erkekler bizim kadar detaycı değil daha düz mantık daha sade, alışverişle 2 şort, 2 t-shırt, ve bir terlik aldınız mı kendisine dünya yansa umrunda olmaz adamcağızın, ha birde gece için 2 fırıldak gömleği de ilave ettiniz mi tamamdır bu iş. 





''Hayattan kaçmak için değil, 
hayatı kaçırmamak için yola çık.''

Valizimde olmazsa olmazım, rahat bir t-shırt, kot şort, sandalet bağcıklı özellikle de elle marka olursa şahane olur. (taban ve rahatlık konusunda bir numaradırlar. kendileri)https://www.elleshoes.com/bayan-ayakkabi?dir=desc&order=name Uzun zamandır spor ayakkabılarım hariç tüm ayakkabılarımı buradan alıyorum. Spor ayakkabı konusunda ise  benim için Nike ve Adidas bir numaradır. İnanın 10 sene giyebilirsiniz. Tecrübeyle sabittir. http://www.nike.com/tr/tr_tr/c/women
Mavi jeans'ın kot ceket ve yelekleri de akşam için idealdir diye düşünüyorum. Sakın marka delisi olduğumu düşünmeyin, inanın yeri gelince hiç ummadık bir yerden de alışveriş yaparım ben yeter ki kumaş kalitesi  ve tasarımı bana uysun, fiyatları da cebimi yakmasın:)) Fakat yukarıda belirtiğim markaları inan alıp uzun yıllar giydiğimden dolayı yazıyorum. Yaz dönemi gelince bir siyah birde beyaz ayakkabı kurtarıcınız oluyor zaten fazlası bana göre lüks israf, ancak tasarımı beni büyülememişse, ki uzun zamandır sadece outdoor ürünler sadece beni etkiliyor. Yoksa soluğu yine boğanın hemen aşağısındaki sokak içinde alıyor, koşa koşa gittiğim yerden eli poşetlerle dolu geliyorum .Arada tabi gizli yerlerimde var, oralardan da böyle yazlık elbise, ev hali için aldığım butik işler oluyor. Mesela aşağıdaki siyah puantiyeli elbisemi böyle gizli bir yerden almıştım .ihracat fazlası olan bu  bir ürün, her tatilimde valizimde yerini alır, kalıbı rengi duruşuna bayıldığım bu elbiseyi daha uzun seneler giyeceğim gibi duruyor. 









''Yolculuğun hedefi, gideceğin yer değil, 
 göreceğin yeniliklerdir.''

Diğer bir husus da, mutlaka yanınıza kısa bir siyah tayt almanızdır. Sabah yürüyüşlerinde, yada uzun treking yolculuğunuzda sırt çantanızla birlikte güzel bir kombin oluşturur. Bu tarz ürünleri H&M 'den çok daha uyguna bulabilirsiniz. Mutlaka  bir yağmurluk da olacaksa, indirimden yakaladığınız The north face 'den alabilirsiniz. Çok pahalı dediğinizi duyar gibi olduğumdan bence şurası da, Decathlon sizin için iyi bir seçenek olabilir. https://www.decathlon.com.tr/C-531392-kad-n-spor-k-yafetler-ust#page2https://www.boyner.com.tr/sbc-boyner-kampanyalar-brand-the-north-face-c-3386325/1/?filterIDList=11971%3B1&orderOption=PriceIncreasing http://www2.hm.com/tr_tr/kadin.html  elinizin altında bu tarz ürünler varsa tabi hiç ama hiç gerek yok, kullanın gitsin derim, hatta farklı kombin yapın zıt moda yaratın kendinize, kendi elinizle diktiğiniz bir çanta bile bazen çok sevimli durabilir kolunuzda, bez çanta kullanmayı  çok seven biri olarak tavsiye ederim.  Bu fotoğrafta gördüğünüz çanta daha öncesinde kışlık tarzda bir etek olarak kullanılıyordu. Şimdi resimde gördüğünüz üzre alaçatı tatilimde bana eşlik eden sevimli bir yoldaş:))


Burada ki resimde siyah beyaz, spor ayakkabı kombin yapmışım kendime, tabi birazda yanınca güzel oluyor her şey.


Bavulda gece elbiselerine de yer vermek istiyorum. Fakat öncelik bakım ürünleri, hayatım boyunca hiç fondöten kullanmadım, övünmüyorum ama , sabahları birtane elma yemek cildime  hakikaten iyi geliyor, göz farımı ve rimelimi  kaliteli alıyorum.Fakat saç konusunda bir türlü aradığım kuaförü bulamadım ne yazık ki son gittiğim çamlıcada ki kuaför içime umut filizleri ekmiş olsa da bu konuda biraz bahtsızım galiba, kendimde en çok sevdiğim şey, değişiklik farklılık saç konusu önemli hemde çok önemli bırakın yanınıza şapka alın yeter diyen gezgin tatil sitelerini, saçınızın önüne çektiğiniz küçük bir fön hem akşamınızı hemde karşınızdaki kişini size bakışını değiştirir inanın bana, saç rengi klasik olacak ama göz renginden bir ton açık olursa şahane oluyor ayrıca saç renginize uygun turuncumsu ruju da bulmuşsanız benim gibi süpersiniz.Tatilde mini bir kahkül de bence size biraz zerafet biraz güzellik biraz asalet katar gibime geliyor.


Bu tulumum renkli, daha sonrasında siyah bir tulum almıştım o biraz daha klas oldu sanırsam. Mutlaka siyah beyaz kombinleriniz olsun, yaz ve tatilden sebep, mini keten beyaz elbise, siyah büstiyer elbise, uzun etek, askılı büstiyer havasında tabi herkesin zevkleri başka tabi ben nacizane önerilerimi paylaşıyorum sizlerle, mesela mavi tonlarda bir elbise ve takı, mavi bir göz makyajı da tatilinize renklendirmekle kalmaz sizi uçurur, yeni neslin  deyimiyle ateş ediyor olursunuz:))





Tatilde gün boyu sadeliği de ön plana alırsanız fotoğraflarınız da daha doğal bir havada çıkar.Fazla makyaj, abartı elbiseler sizi olduğunuzdan daha farklı ve sevimsiz hale getirebilir aman dikkat..






Bir arkadaşımın hediyesi olan bu kot elbisemi de ayrıca çok severim, kot ceket, kot etek, kot salopet, ve kot ile ilgili yapılmış tüm kıyafetler çok sevimli geliyor bana, eski kotlardan neler yapıldığını hepimiz pinterest sayfalarından sıkı takip eder olduk. Bu elbiseden çok sıkıldığınızda gece için mini bir elbiseye döndürme şansınızda vardır. Severek yaptığım şeylerden biri de eski kıyafetlerimi, giymediğim kullanmadığım eşyalarımı yenileyerek, modernlik katarak tekrar kullanılacak hale getirmişliğimdir. Hiç unutmam bir eteğimi gap gezisinde önce etek, sonra t-shırt ve daha sonrasında, şalvar modun da kullanmışlığım vardır. Gap turun da dikkat ederseniz görebilirsiniz bahsettiğim kıyafetten, sizin de bu tarz  giyemediğiniz ürünler varsa çekinmeden bana yazabilirsiniz. Kıyafetlerinizin yeniden hayat bulacağına ve bu konuda çok ama çok mutlu olacağınıza söz verebilirim. Çevremdeki insanlara bu tarzda küçük dokunuşlarım ve faydam olursa ne mutlu bana. tulin.ozkul4@gmail.com




''Tatile gitmek, illa deniz güneş görmek, illa müze müze gezmek değildir. Şöyle kurun masanızı atın dertleriniz arkaya, verin kendinizi sohbetin en dibine, dağıtın saçlarınızı muhteşem denize doğru,  çözün dilinizdekileri, dökün eteğinizdekileri yaşadığınızı nefes aldığınızı hissedin ,hissettirin keyifle''




Bu balıklar Ilıca Ferruhun yerinden, biraz sonra ahtapot kızartması da geliyor:)

Benim tatil seçeneklerim arasında bakir yerler var demiştim. Gökçeada, kara burun, ayvalık, ılıca, ıldırı, gibi, hala keşfetmeye meraklıyım hala keşfediyorum, Tüm tatil tavsiyelerine açığım farklı ve güzel önerilerinizi bekliyorum. İzmir ise  baştan başa ayrı bir tatil cenneti bence.

Valizimiz hazır, moral motivasyon tavan yapmış durumdayken çaktırmadan hangi otellerde kalabilirsiniz moduna gireyim hemen, sırayla yazıyorum. Özellikle kaldığım  otelleri yazıyorum, çok fazla detaya inmiyorum, özellikle benim sevdiğim kısımları yazıp geçeceğim, kalmış olduğum butik otelleri daha sonra ayrı bir konu başlığında paylaşmak istiyorum. Detaylı araştırmak ,okumak, incelemek artık  sizlere  kalmış. Her yer ,her şey keyfinize amade:)




Club Voyage Sorgun: Mavi Bayrak ödüllü plajı, ayrıcalıklı hizmetleri ve enfes lezzetleri ile tesis, doğayla baş başa kalmayı sevenlere hayallerindeki tatili yaşatıyor. Antalya şehir merkezine 75 km, havaalanına ise 65 km uzaklıkta konumlanan tesis, Voyage misafirperverliğini Sorgun’un enfes doğasıyla birleştirerek kusursuz hizmetin sınırlarını yeniden belirliyor.http://www.voyagehotel.com/ Hayatımın en güzel tatilini yaptığım voyage  benim için anlatılmaz yaşanır cinsten, biraz  bonkör davranıp paraya kıyacağınız bu tatil size,  dünyanın en güzel hediyesini ve hiç ama hiç unutamayacağınız görkemli bir  yaz tatilini garanti ediyor. Bu otel ile ilgili biraz detay vermek istiyorum sizlere; 
Yıllar önce, küçük oğlumla gidip özgürce tatil yaptığımız sorgun'da her akşam farklı bir restoran keyfi yaşadık, çin, italyan, meksika ve türk yemeklerinin olduğu bu devasa alana kurulmuş tesis içinde, her akşam farklı bir atmosferi yaşamak çok keyifliydi. Örneğin çin mutfağındasınız, çinliler gibi giyinip yemeğinizi o şahane mistik ortamda geçiriyorsunuz. Meksikadaysanız meksika müzikleriyle takolarla fakolarla karnınızı doyuruyorsunuz. Ama en çok hangi mutfak tercih ediliyor derseniz türk mutfağının sabah kahvaltısı diyebilirim, yerli yabancı turistlerin kuyruk oluşturduğu, rezervasyona yetişemediği tek kahvaltı türüdür kendisi. Ünlü gurme  vedat milorun da dediği gibi en iyi kahvaltı kültürü bizde olsa gerek. 

Aklıma gelen unutmadan hatırlatmak istediğim  bir diğer husus da, her tatil de mutlaka tatile giderken bir şapkanız,renkli bir şalınız olmalı bence, doğu gezinizde takacağınız bir puşi,yapacağınız makyaj sizi çok daha doğal,etnik yaparken, viyanada opera dinleyip boynunuza takacağınız kırmızı  bir fular, süreceğiniz kırmızı bir ruj sizi çok daha entelektüel olarak  gösterebilir. Dediğim gibi  Aksesuarlar önemlidir. Şapka, gözlük, kıyafetinizle uyumlu kol saatiniz,  hoş bir fular veya yöresel giydiğiniz bir kıyafet  kombinle diğiniz her şeyle, sizi çok da klas, çok daha özgün ve güzel gösterebilir.


Yeşilin ve doğanın içine kurulmuş olan otelimizin ağaçlar içerisindeki butik evlerine, otelin şahane görkemine, deniz kenarı ve orman içindeki hem büyük hemde çocuk havuzlarına bayılacaksınız. Çocuklar için yapılmış mini club, açık büfe yemekler, gece club eğlenceler, ve her akşam yapılan animasyon gösterileri şahane ötesi nefis, bugüne kadar gittiğim ve keyif aldığım birinci sıradaki tatil yerini almaktadır kendileri. 


Class Beach Otel Marmaris: Benim gibi marmarisin etrafına olmasa da genel merkezine ilk defa gitmiş biri olarak şunu söylemek isterim. Marmaris gezisinde katedeceğiniz yollar, gideceğiniz yerler fazla olmasından sebep, yükünüzü bir yere atıp ki bu yer de tüm tatil ögelerinizi karşılayan bir yer olmalı, tam pansiyon, açık büfe önü deniz arkası havuz, geç saatlere kadar oturabileceğiniz pool bar şeklinde aynı zamanda fiyatları cep yakmamalı cinsten olmalı ki size marmarisin etrafını gezerken çok daha fazla hareket etme, para harcama, gezme ve eğlenme şansı tanısın. Böyle bir otel arayışında iseniz işte linkini sizlerle paylaşıyorum.  http://www.classbeachotel.com/ ,https://www.google.com.tr/search?q=g%C3%B6kova+akyaka&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwiW9YS65-DUAhUF8RQKHRRlBbMQ_AUICigB#imgrc=Jz2WCBWuJHqB4M:




Marmarise gittiğinizde her yeri gezip bütün koyları görmek isteyeceksiniz, Özellikle  yat gezilerine katılıp çamur banyosu yapıp kleopatra,sedir  adalarına  gitmek çok keyifli olacak sizin için.  İnsan buralarda tatil yaparken hep burada yaşama isteği içinde, buranın yerli halkı ne yer ne içer nasıl geçinir,? diye siz düşüne durun burada denizin, yeşilin mavinin koyunda el ele yaşamak ve hiç yaşlanmamak ne güzel olsa gerek. Yolunuz  buraya düştüyse şayet, mutlaka turunca gidin bir gece kalın, alışveriş yapın derim. Safari jeep turu dediğimiz etkinliğe mutlaka katılın,  o kadar eğlenceli ki su savaşları çok keyifli, yeni insanlarla güzel bir oyunun içinde yeni taktikler keşfetmek bence benliğinizi tazeleyecektir. tüm köyleri gezin, etkinliklerde eğlenin, güzel yemeklerden yiyin, doğayla, birlikte sarhoş olun, bir çılgınlık yapıp şelalelerden atlayın, unutun kim olduğunuzu ner de olduğunuzu, keyif katın keyfinize, tura katıldığınızda mutlaka yanınıza torbalarda yedek  kıyafet almayı unutmayın. Gökovanın kıyısında ak yaka da  doğal tabi  köy kahvaltısı yapıp bir gecede burada kalmadan gitmeyin derim. Bir araştırmadan tesadüf olarak bir yere girdik, inanılmaz güzel köy kahvaltısı vardı,sofradaki  incir reçeline bayıldım. Geçen yazdan beri devamlı değişik reçeller yapan  (özellikle, nar, portakal, ve çilek reçeli olayını başarıyla kotarmış bir hatun olarak,) incir reçelini çok sevdim. geçen yaz kayseriye gittiğimizde, kapuzkaya şelaleleri yol üzerinde bir tesisdn aldığımız (rüzgargülü tesisleri) çilek ve gül karışımı reçelde şahaneydi. Bu reçeller ile ilgili yaptığım çalışmaları  gıdaya uygun marka yarattığımız mutfak sevgisi adı altında dönem dönem sosyal medya hesaplarımdan paylaşıyorum. Yemekle  alakalı uygun bir konu başlığı bulursam, o güzelim içiçe iplere sarıp kuruttuğum portakal reçelimi, özel tarifini eşimin annesinden aldığım dillere destan portakal reçelimi sizlerle paylaşabilirim.


Kaya Prestige Sunshine Hotel:   http://kayaprestigesunshine.com/ Benim en çok sevdiğim, keyif aldığım otellerden biridir. Dört dörtlük otel dediğimiz bu olsa gerek, ılıcaya yolunuz düşerse mutlaka gidin, otelin keyfini çıkarın,  yabancı turistlerle havuz oyunları, spor oyunları yapın, sabahları yemyeşil çimenler üzerinde pilates ve spor yapın, olmadı otelin plajından her gün kalkan motorla karşı adaya geçip beach clup havası yaşayın, buradaki animasyonlar bile bir başka keyifli, yakın bir zamanda gitmek istediğim, denizine huzuruna kollarımı dolamak istediğim bir yer. 
Kaya Prestige Sunshine Hotel, güzel İzmir'in tatil ve dinlence merkezi Çeşme'ye bağlı Ildırı'da yer alıyor. Kaya Prestige Sunshine Hotel, doğanın bizlere hediyesi olan eşsiz manzaralardan biri olan Ildır koyunda denize sıfır olarak konumlanmış,  tüm yıl açık olan otel denize yürüme mesafesinde ve deniz manzaralı odaları ile misafirlerine tadına doyulmaz bir tatil sunmakta, Tüm konaklama birimleri ve ortak kullanım alanları Wi - Fi erişime sahip kablosuz internet ağı ile donatılmıştır. 4 yıldızlı Kaya Prestige Sunshine Hotel'in hemen önünde özel plaj alanı vardır. Ayrıca tesisin şemsiye ve şezlonglarla çevrili havuz terası ve açık yüzme havuzu bulunmaktadır. Tesis bünyesindeki restoran konuklar için zengin bir kahvaltı menüsü ve diğer öğünler için de yemekler sunmaktadır. Otelin SPA merkezinde bulunan saunada rahatlayabilir, özel masaj uygulamaları ile gevşeyebilirler.  Evcil hayvan dostu olan bu tesis talep halinde havaalanı transfer servisi ayarlayabilir.




Otelin lobisinde dinlenirken ben; Üstümdeki çiçekli elbiseyi otelin yanına kurulan organik pazardan bulup aldım. Çok cici değil mi? tam bana göre:))
Buradan alaçatı, efes yaptığımız bu tatil inanılmaz güzeldi, yine olsa yine gider ve aynı yerler de kalırım inanın. Yazımı baştan beri okuyup takip edenlere, bu otelde kalacaksanız,iki türlü rezervasyon yaptırmanızı öneririm. Otelin bahçesinde yer alan daha uygun mini bungolav evlerde de uygun fiyatlara kalabilirsiniz. Baştan beri beni takip ediyorsanız, yukarıda giymiş olduğum kot elbisemin mekan yeri işte şimdi aşağıda linkini vereceğim balıkçı ki bu balıkçı bana göre dünyanın en güzel ahtapotlarını kızartır, en güzel balıkları pişirir, en güzel salataları şahane bir sunumla size getiren ferruhun yeridir. Ferruh bey'e de yıllar öncesinden söz verdiğim üzre kendisini sizlerle tanıştırıyorum, küçük tatlı bir mekana ev sahipliği yapan bu yer güzel v e romantik bir akşam için paha biçilemez bir yer, yine yolum düşerse yine gideceğim bu yere mutlaka gidin ,gidin gidin ve gerçek bir balık nasıl pişirilip servis ediliyormuş görün. :)) Ildırı'nın biraz ilerisine doğru gittiğinizde minik bir köy sizi karşılıyor,  sevimli sakin şirin bir köy burası, biraz daha ilerlediğinizde antik tiyatronun kalıntıları görülmeye değer, geçimini enginar yetiştiriciliğiyle sağlayan bu köyde kahvaltı yapın derim olmadı  sokak aralarında ki küçük kır kahvelerinde de nefis türk kahvesi de içebilirsiniz.



















Çeşme -Alaçatı










Tatilin yeri ve zamanı olmaz, içinizdeki tatil canavarı ortaya çıkmaya görsün, her nerede ne şekilde yaparsanız yapın yola çıkmak, hazırlanmak,  bilmediğiniz yerlerde bilmediğiniz  yeni insanlarla tanışmak çok  ama  çok güzel, bir keresinde belgrad dan kotoroa giderken trende tanımadığımız bir bayanla bütün gece bilmediğimiz bir dilden  konuşmak, sohbet etmek çok güzeldi, biraz daha yurtdışında kalsak  sanırım orta segment  ingilizcemizi  çözebilirdik.  Bazı tatiller insanda derin hatıralar bırakırken, bazıları nedense hiç bir anı bırakmadan  uçup gidebiliyor. Önemli olan tatile kimle gittiğiniz, tatil boyu aynı şeylerden  keyif alıp almadığınız, karşınızdakinin kafa dengi olup olmadığıdır. Öyle ya birden bire tatil ortası oha ben nasıl düştüm buraya bunlar kim? ben kim olmamak adına gideceğiniz kişileri ki bir grupla beraber seyahat ediyorsanız mutlaka iyi seçmek gerekir. Yoksa o güzelim  tatiliniz zehir olup, başınızı ağrıtan bir işkenceye dönüşebilir.  Bu sebebten bizde bu konuda çok seçici ve dikkatli davranıp ona göre yapıyoruz  tatil planlarımızı,
Geçen seneden beri dostlarla beraber hep bir tur düşünüp duruyorum, kızlarla başbaşa ayrı bir tatil keyfi,  fakat şimdilik hayalden öteye gidemedi. Bütün kızlar toplanıp şahane çılgın bir tatil keyfi, çok tatlı geliyor kulağa, mutlaka istiyorum böyle bir program hazırlığı, pijama partileri, gecelere akmayı ,biraz kafa bulmayı,  bol kahkalı bol enerjili voltranı oluşturmuş  şahane ekipli,  orta çapta , akıllı hatunları bir arada olduğu  güzel bir tatil, bu konuda güvendiğim dostlarım var benim,  umarım beni yarı yolda bırakmaz bu tatlı hatunlar:))
Aklıma gelen bir diğer bir meseleye de  değinmeden geçmek istemiyorum. Tatil dönüşlerimizde mutlaka  alışveriş için para ayırın, ben hediye vermeyi de almayı da çok severim. Hatta elimde avucumdaki çoğu şeyleri de sevdiğimi arkadaşlarıma vermişliğim çoktur. Bu sebebeten tatil dönüşü, aileme , arkadaşlarıma küçük de olsa bir hediye mutlaka alırım.   Yeni kıyafetler, hediyelik eşyalar, belki iyi bir marka  parfüm,  https://www.google.com.tr/search?q=chloe+parf%C3%BCm&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwjtwM62ieTUAhVF7hoKHTIRAbwQ_AUICigB&biw=1366&bih=638#imgrc=H0YaxNl4tttrIM:  durum ve ortama göre aldığımız yiyecekler, gittiğimiz her yerden bir anı olsun, bir hatıra olsun farklı bir tad olsun diyerek elimizde kalan son paraları da böylelikle harcamış oluyoruz. Üsküpte büyük bir avm 'den aldığımız ev için deniz kabuklarından süs eşyaları, sırbistan dan aldığımız mini çan süsler, ev şeklindeki ahşap duvar süsleri,  üsküp pazarından aldığımız cips kaseleri hala evde severek kullandığımız eşyalar, demem o ki, mutlaka tatil dönüşü alışverişe para ayırmak lazım,tatil dönüşü uzun zaman geçmesine rağmen, evinizde sürekli gördüğünüz bu objeler size o eski anıları tatil hatıralarını hatırlatması sebebiyle mutluluk veriyor. 
Bir taraftan bu yazıları yazarken, bir taraftanda eşimin doğum  günü olması nedeniyle yarın sabah gideceğimiz büyükada için hazırlık derdindeyim, umarım güzel çekimler yapıp, ki izleyenler bilir  daha önceden youtobe için amatörce çektiğim lokma yapımı ile ilgili videomu izleyenler hatırlar:))umarım aynı yerde, aynı modda, yine kamera kayıt deyip,  yeni videolar ekleyebiliriz. Çok  güzel resimler çekeceğimize inandığım şahane  bir yerde, şahane müzikler eşliğinde çok özel bir doğum günü  akşamını birlikte geçirebiliriz.  Şansımız yaver giderse belki bahçe içinde ahşap bir evde geceyi geçirip, sabah  mis gibi kahvaltıyla güne başlayıp, ada da kiralayacağımız bisikletlerle adanın tüm güzelliklerini, yemyeşil bahçeli köşklerini, butik yazlık evlerini, daha detaylı seyreyleyebiliriz. Dönüşte de püfür püfür , tatlı tatlı  esen lodosla  beraber vapur keyfi, çay keyfi, çığlık çığlığa bağıran martı keyfi yaparız.   

Bu bir  canı sıkkın, ölgün umutsuz tatil'e gidemeyen bir adem kızının tatil  yazısıydı,:))) ama umutla heyecanla ,tatil planlarıyla bitti:))) İSTANBUL BAYRAM 2017
Yorum Gönder

Rüzgarlar ve Işıklar Şehri Bakü… Yoldayız-1.GÜN BAKÜ

Selam, aybalam dostlar ; Azerbaycan tatilimizi ve gezi izlenimlerimizi yazdığım bu yayınımıza hoşgeldiniz:) Paldır küldür karar ver...

Günün Resmi

Günün Resmi
Amerika Hayalim