2017-01-22

# asmalı konak # bayramdakapadokya

Kapadokya Çok Derin..


Kapadokya, 60 milyon yıllık bir coğrafya aslında.  Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’dan püsküren lav ve küller ile oluşan, yumuşacık zeminin zamanla yağmur ve rüzgar ile aşınması ile meşhur peri bacaları ve rengarenk vadilerin oluşturduğu ayılıp, bayıldığım bir coğrafya.“Beyaz Atlar Ülkesi” olarak bilinen güzide bölge, dünyada eşi benzeri olmayan, rengarenk balonların gözlerinizin önüne büyüleyici manzalar sunduğu bir yer. Bölge Nevşehir il sınırları içerisinde yer almakla beraber, Niğde, Aksaray, Kayseri ve Yozgat gibi şehirlere de komşu. Bölgenin tarihi de çok ama çok eski. Romalılar dönemine dayanıyor. Romalılardan kaçan diğer Hristiyanlar, bu bölgeye 3-4. yy.’da yerleşmişler. Güvercin gübrelerinin bereketinden yararlanarak, tarım alanları yaratmışlar, barınmalarını ise kayaları oyarak halletmişler. Din adamları da bölgede bolca kilise inşa edilmesinde görev almışlar.
Kapadokya'ya İlk gittiğimizde sonbahar mevsimiydi, ve hava şartları nedeniyle ve çok soğuk olmasından mütevelli, doğru dürüst, keyifle gezme şansımız olmamıştı. Daha sonra kayseri dönüş yolunda yeniden Kapadokya'da buluverdik kendimizi. 
Dünyanın 8.ci harikalarından biri olarak gördüğüm Kapadokya, gerçekten çok gizemli , çok özel, ve buram buram tarih kokan, ve  bende hala gizemini koruyabilmiş bir tarihi yerleşim yeri. 
Buradaki kalıntıları görmek, yanlarında ne kadar küçük olduğumuzu hissetmek, bir zamanlar insanların burada koloniler halinde yaşadığını öğrenmek, birilerinden saklanmak, avlanmak ve yaşamlarını idam ettirmek için farklı yapı türlerini oluşturduklarını görmek çok ilginç geldi bana, yürüdüğünüz yollarda, kaldığınız taş evlerde, başınızı uzattığınız rüzgarlı tepelerde, şehir sizlere bambaşka şeyler fısıldar gibi. Burayı asmalı konak filminde de çok sevdim, kış uykusunda da hayran kaldım.
 Kapadokya da  gezmek,  testi kebabı yemek, yeraltı şehirlerinin dipsiz kuyularını ve mağaralarını gezmek, balonla uçmak çok keyifliydi . 
Özellikle,  Ihlara vadisi dedikleri yer benim için  resmen saklı  bahçe, cennetten bir köşe. Uzun  merdivenlerden inip, cennet köşenin  gizli vadileri arasında kalmış,  yemyeşil ağaçları, ortasından dere akan köprüleri, sıra sıra kiliseleri, temiz havayı içinize çekmek, var olmanın dayanılmaz hafifliğini içinize çekmek,   tabiat  ananın ve tüm evrenin  size sunmuş olduğu güzellikleri yaşamak bambaşka bir keyifti benim için.  
 Kapadokya içinde, çok fazla keşfedilmemiş mağara, kilise ,mabet var. İbadet şekilleri, yapılaşma, Hristiyanlık dönemi oldukça incelenmeye değer, yer altına yaptıkları gizli geçitleri tekerlek tipi kilit sistemleri, baca sistemiyle havalandırma şekilleri yerin altına her türlü malzemeyi indirebilmeleri gerçekten çok ilginç. Yer altı mağaralarını  mutlaka gezin atlamayın , mümkünse çarşı pazar içinde satılan mini tanıtım kitapları ve haritalarla gezin. Toprağın altına 7 kat indikçe her katta farklı şeylerle karşılaşıyor insan, ahırlar, mutfak, kiler, birbirinden ilginç odalar,
 Bence  Kapadokya'ya her mevsim  gidilebilir, kalınabilir, sokaklarında gezilebilir, yabancı turistlerle sohbet edilip, türk gecesinde eğlenilebilir. Fotoğraf  severler ve çekmek isteyenler  burayı mesken tutup,  farklı kadrajlarda çekimlerle bu hobilerini daha da ilerletebilirler.

Kapadokya’da Türk Gecesi
Kapadokya’da gece hayatı,  ne aradığınıza göre değişir. O yüzden farklı bölgelerden ilerleyip, meşhur Türk Gecelerini görelim derseniz : Avanos’da bulunan Evranos restorana gidebilirsiniz. Türk kültürünü tanıtmak amaçlı halk oyunları, müzik gösterileri ve semazen gösterileri düzenleniyor. Yemek ücreti dahil 100 TL ödeniyor. Bu 100 TL’nin içinde mezeler, yemek (Tandır ve pilav), alkollü ve alkolsüz içecekler dahil. Ayrıca Uçhisar’da bulunan Yaşarbaba ‘da da Türk gecelerine gidebilirsiniz.
YAPMADAN DÖNMEYİN
  • Balon turu ile, rüya gibi gündoğumu anında izlemeden
  • En az 1 kez at turu veya ATV turu yapmadan
  • Göreme ve Uçhisar bölgesini gezmeden
  • Bölgenin  testi kebabını yemeden
  • Balonla uçmasanız bile, gündoğumunda ve günbatımında balonların yükselişini izlemeden
  • Vadileri dolaşıp, gündoğumu-günbatımı anında fotoğraflamadan (Özellikle Kızılvadi.)
  • Uçhisar kalesinin hemen arka kısmında bulunan Çiko’nun yerinde, çayınızı yudumlayarak cevizli bölgesinin seyir keyfini yaşamadan
  • Uçhisar kalesinden, bu güzel coğrafyayı izlemeden
  • Göreme ve Ürgüp sokaklarında alışveriş yapmadan
  • Avanos’da bulunan Kızılırmak’ta boylu boyunca yürümeden dönmeyin:))


İlk ziyaret'den görüntüler:)


asmalı konak




Niğde Gümüşler Manastırı





Derin kuyu yer altı şehrine iniyoruz:)





                             







Yolculuğumuzun başında tuz gölünden geçtik, ve işte nefis, enfes manzaradan geriye kalanlar:))




Kapadokya giriş yönü
Kapadokya hediye almak için şahane bir yer, her yer testiler, su kapları ve süs eşyalarıyla dolu, ve yol üzerinde çok güzel atölyeler var, bunlardan birine girip sizde hayalinizdeki objeleri  yapıp eve götürebilirsiniz. Örneğin  çamurdan kendinizin şekillendirdiği bir yemek kabı: minik bir mug, veya süslü bir tabak,testi gibi:)))
Bende bayağı uğraştım yapmak için,  ama meşakatli iş emek istiyor, özen istiyor, sabır istiyor. 

seramik atölyeleri





göreme açıkhava  milli tabiat parkı













Biz insanlar doğa karşısında küçük, evrende minicik,











Ihlara vadisi




Derinkuyu yeraltı şehri


Türk gecesinden görüntüler


2.Ziyaret Görüntüleri 





















Türk Gecesinden Görüntüler






Daha detaylı bilgi için bu kitabı alabilirsiniz. 
Yorum Gönder

Rüzgarlar ve Işıklar Şehri Bakü… Yoldayız-1.GÜN BAKÜ

Selam, aybalam dostlar ; Azerbaycan tatilimizi ve gezi izlenimlerimizi yazdığım bu yayınımıza hoşgeldiniz:) Paldır küldür karar ver...

Günün Resmi

Günün Resmi
Amerika Hayalim