2017-10-17

Baküde Son Gün, Gence, Şeki ve Quba Hakkında 6.GÜN BAKÜ

10/17/2017 05:49:00 ÖÖ 0 Comments
Hüzündür Veda; Güzel bir sabah Türkiye'den yola çıktığımız Bakü tatilimiz'in son yazılarını paylaşmaktan dolayı  içim biraz buruk da olsa, son bir gayretle rüzgarlar şehri, geceleri ışıl ışıl parlayan bu şehirde arkamda kalbimi ve özlemi bırakarak ayrıldığımı söylemek isterim. Yukarıda,  özellikle Bakü'nün detaylı  haritasını paylaştım. Gezi yolculuğunuzda  çok faydalı  olacağına inanıyorum. Elinizin altından daima bulunsun derim:)) Eğer dediğim gibi  buralara yolunuz düşerse benden küçük bir tavsiye, önce Bakü- Tiflis, Gence, Şeki, Quba, Gebele, Lahic turu yaparak, en son kısımda Bakü'yü keşfetmenizi öneriyorum. Bu şekilde tatilinizin daha renkli, daha etnik, daha tarihsel ve sanatsal anlamda değerlenmesine olanak sağlamış olursunuz. Bakü zaten küçük bir şehir, bir araç kiralayarak istediğiniz her yeri bir anda görme şansınız var. Ama çevre illerini özellikle  günübirlik yapılan turlarla katılmanızı öneririm. Bu turlar daha eğlenceli ve keyifli geçiyor, böylelikle azeri halkını da yakından tanıma ve kaynaşma durumunuz olabilir.
Aşağıda, Bakü Zabitler parkı buz meydanında, buz pateni maceramız'ı göreceksiniz. Ardından Şahane nefis The House Cafe'de yaptığımız şahane kahvaltı ve hemen sonrasında Bakü Port içindeki Starbucks Cafe'de eğlenceli, dinlenmeli kahve keyfimizi, ayrıca diğer gezilecek yerlerinde özellikle linklerini paylaşıyorum. Buraları görmeden dönmeniz yazık olur gerçekten, işinize yarayacak her türlü bilgi ve anekdotları aşağıda satır aralarına sıkıştırdım. Baküyü gezmekle kalmayacak, benim gibi  artık Bakü'yü bakülülerden çok daha iyi tanıyan biri olup çıkacaksınız.:))) Buraları gezmişken, hele de muhteşem sahillerde fink atmışken,mutlaka sahilde bisiklet kiralayıp sahil boyu binin derim, sahiller ve bisiklet yolları çok geniş, atlayın bisiklete, gidebildiğiniz kadar gidin, rahatlayın, ferahlayın, içinizde rüzgara karşı hiç bir şey kalmasın, keyfe keder, rota yapın, çocukluğunuza dönün hatta bisiklet ile yapacağınız bir kaç küçük numara ve akrobasi hareketleri eminim tüm insancıl ve çocuksu duygularınızı harekete geçirecektir. 
Bakü'de geçirdiğimiz son gecemiz ve son dakikalarımızın tadını sonuna kadar çıkarabilmek için,  bir parça English müzik dinlemek, ve india rock müzik keyfi yapmak amacıyla, Finish Finnegans Pub'a gittik. Çalan müzikler ve gece öyle güzeldi ki anlatamam, sanki canlı konserde hissettim kendimi, nasıl eğlenmişim, nasıl keyifli bir gece geçirmişim anlatamam, müzik güzel, ortam güzel, tatow'la olduğumuz yerde danseder hale geldik. Yeniden gitsem Bakü'ye mutlaka yine kaçarım herhalde buralara. İnsan bazen başıboş olmak istiyor, hayata akmak, iplerini koparmak, kendinden geçmek istiyor. Rahatlamanın ve stres atmanın bir farklı yönü de bu olsa gerek. Dans etmek, biraz müzik dinlemek ve hayata şu an baktığınız yerden daha farklı gözlerle bakmak işte tüm mesele budur dostlar.  Bazen susmak gerekir, bazen hiç konuşmamak, bazen uzaklara bakmak, bazende uzaktan yakına gelmek, bazen sebepsiz sevmek, bazen de sebepsiz gitmek:))
Herşey insanoğlu için, yaşamda evrilerek, törpülenerek, sevilerek, bazende nefret edip, şeffaflaşıp bulanıklaşan dünyanızı daha net  görebilmeniz dileğiyle, insan'a haz tüm güzelliklerle, Baku'dan Tülin geçerek yazıyor:))

2017-10-12

Azərbaycan Xalça Muzesi - Azerbaijan Carpet Museum & Türk Şehitliği 5.GÜN BAKÜ

10/12/2017 11:17:00 ÖÖ 0 Comments

Bu yazının başlığı bence dünyanın en güzel halıları Bakü'de olmalıydı  fakat aramalarda daha rahat bulabileceğinizi umarak yukarıdaki başlıkla giriştim yayına:) Azərbaycan Xalça Müzesi 1967 yılında halıcı ressam Letif Kerimov'un rehberliği ile kurulmuş ve Dünya'nın ilk ve en büyük halı müzesidir, ve onun anısına adını taşımaktadır. Müzede 6.000'in üstünde halı bulunmaktadır ve Orta Çağ'dan günümüze tüm Azerbaycan'ı kapsayan çeşitlilikte değişik bölgelere özgü Azerbaycan halıları sergilenmektedir.

Müze koleksiyonunda, 14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Karabağ halıları, Kasımuşağı halıları gibi kendi yörelerine özgü desenler ile Azerbaycan'ın çeşitli dokuma merkezlerinde dokunan halılar yer almıştır.  Nakış nakış ilmek ilmek her detayında büyülenerek gezeceğiniz müzede, birbirinden nefis tasarım, deha, emek ve kafa patlatmanın verdiği yaratıcılıkla karşınızda duran bu sanat eserleriyle   müthiş bir bağ kuracağınız, içinde  gezerken yaşadığınız bu rüyanın hiç ama hiç bitmesini istemeyeceğiniz bir müze sanat evi burası. Şimdi benimle birlikte  Azərbaycan Xalça Muzesini görmeye özellikle görmeye diyorum zaten paylaştığım fotoğraflardan eminim sizlerde benimle gezmiş kadar oluyorsunuz:)) davet ediyorum sevgili dostlarım hepinizi.
Daha önce Kayseri yazımı okuyanlar bilir, bu derece bu kadar özel ve güzel halıları Kayseri- Yahyalı'da halı mağazalarında  görmüştüm,  merak edenler için 1, merak edenler için 2 Hatta bir zamanların en önemli değer ve ticaret'e katkısı bulunan bu emeğin yok olduğunu gördüğüm için çok üzüldüğümü belirtmiştim. Tabi şimdilerde yeni bir duyum aldığıma göre Yahyalı Belediyesi bu işe yeniden el atarak, halı dokumayı bilen kızları kurulacak butik atölyelere davet edip, sönmekte olan ateşi yeniden canlandıracağını bizzat bildirmiş, bence bu çok güzel  bir haber, unutulmaya yüz tutmuş eski mesleklerin canlanması, örf adetlerimizi unutmamamız, çocuklarımıza geçmişten bir küçük parça da olsa anlatmaya değer bir şeylerin kalacağını bilmek çok umut verici olsa gerek. Eskilere dönüp baktığımızda, el işçiliği ile geçinen insanlar,  demirciler, bakırcılar, hattat sanatını icra edenler, ateşten dehasını gösterip camcılıkta hüner edenler, ince ince işleyip, alın terini bıraktıkları, emeklerinin karşılığını hem maddi hemde manevi gören bu yurdum insanımız ne güzelmiş o zamanlar.  En çok Urfa, Antep'te, Safranbolu, Eski Mardin sokaklar aralarında  göreceğiniz  bir zamanların en önemli geçim kaynağı el sanatı, el işçiliğimizin detaylı gezi resimlerini   burada bulacağınız, hepsi günümüzde artık  unutulmaya yüz tutmuş, simdiler de belki İsmek gibi özel kurslarda bu canlandırılmaya çalışılsa da bence biraz daha emek verilerek, Azerbaycan'nın  kendi sanatlarına, tarihi mirasına olan düşkünlüğünden, koruma gücünden  ilham almakta fayda var. Her bulduğumuz eseri müzelere saklamaktan ziyade, halkıda bu işin içine sokmayı, müzeleri canlandırmayı, etkinliklere daha fazla zaman ayırmayı, daha fazla bilgilendirmeyi,doğru ve etkili  reklam yapmayı öğrenmeyi  ve ülkemizin güzelliklerini daha fazla tanıtmaya ihtiyacımız var diye düşünüyorum.  En basit örnek Kıbrıs gibi bir güzellik var hemen yanı başımızda,  ama kaçımız kapalı maraş olayını biliyor.  Kıbrıs diyorsunuz hemen yaftalama başlıyor '' hiç bir şey yok gitmeye değmez diyorlar '' S
ırf bunun için bile gidip, her köşesini inceleyip sizlere burada anlatmayı çok isterim. Hatta şimdiden gidilecek, gezilecek yerlerimi belirledim bile:)
İnsanların ön yargılarından, yaftalamalarından, olumsuz düşüncelerinden sıyrıldığımızda inanın hayat bize daha güzel sürprizler sunuyor, yeterki siz inadınızdan hayat felsefenizden, araştırma ve gezgin ruhunuzdan vazgeçmeyin.
Neye baktığınız değil, baktığınız şeyde ne gördüğünüzdür önemli olan. 
Yukarıda da bahsettiğim gibi Halı müzesini gezerken bitmemesini istemediğiniz rüyanın 3 katlı müze olduğunu anlayınca kardeşimle sevincimiz 2'ye katlanarak, keyfimiz şekerli ve bol  katmerli olarak devam ettik güzeller güzeli halıların arasında gezmeye, bazı halıları çok sevdim, çok emek harcandığını, renklere ve desenlere çok önem verildiğini hissettiğim bu halılara resmen hayran oldum, aşık oldum. Ama aralarında bir kaçtanesi vardı ki aman allahım böyle bir halıyı, kim işler? kim dokur? dokurken ne hisseder?, ne aklım ne dimağım, ne de şu küçük dünyam algıladı desem yalan olur:)) Okul vaktini anlatan halı tasviri, veya sahilde koşan aileyi betimleyen, nefis el dokumaları, nefis  parçaların hepsini  al evine as tablo diye hiç de garip kaçmaz bence..
Buraya gitmek isteyenler yol tasvirim şu şekilde olacaktır. Şehrin merkezinden deniz kenarına, Mikayıl Hüseynov Caddesine yürüdüğünüzde müzeyi karşınızda göreceksiniz. Arka tarafınıza dönme dolabı aldığınızda da yine sahil yolu sizleri buraya getirecektir. Buraya gelip, müzeyi gezdiyseniz, sahil'deki gondola binip finikülerle de yukarı şehitliğe çıkıp, ölmüşlerin ruhuna bir fatihanızı esirgemeyip, Azerbaycan'nın ışıl ışıl renkli manzarasını ve london eyes'dan yani dönme dolaptan çıkan ışıkların başdöndürücü güzelliğini izleyip hayatın tadını hemen oracıkta çıkarın derim.
Yeni yazımda Bakü'nün birbirinden renkli gece hayatını english publarını, şahane nefis ingiliz müziklerini, tadından yemeyip yanında yatacağınız indie rock müzklerinin çaldığı mekanları keşfedelim derim. Gerisi yazarken de gelir zaten sevgiyle hoşçakalın dostlarım.

Rüzgarlar ve Işıklar Şehri Bakü… Yoldayız-1.GÜN BAKÜ

Selam, aybalam dostlar ; Azerbaycan tatilimizi ve gezi izlenimlerimizi yazdığım bu yayınımıza hoşgeldiniz:) Paldır küldür karar ver...

Günün Resmi

Günün Resmi
Madame Savon'la Keşif